|
1938 yılının Ekim ayında, Atatürk oldukça ağır hastaydı. 29 Ekim
1938'den 7 Kasım 1938'e kadarki 10 günü yarı uyur yarı uyanık bir
halde geçirerek, genellikle kendinde olmayan Atatürk, hastalığının
son aşamasındaydı ayıldıkça da yulaf unundan pirinç, süt, pirinç
suyu ve meyve sularından oluşan mönüsüyle karnını doyuruyordu. O
günlerde Atatürk'ün canı enginar yemeği istedi. Ancak o zaman
İstanbul'da bulunmadığı için Hatay'dan ısmarlanan enginarlar; ölüm
döşeğinde derin bir uykuda olan Atatürk'e kısmet olmadı.
Tüm tedavilere rağmen günden güne eriyen
Atatürk, 8 Kasım 1938 günü şiddetli bir rahatsızlık daha geçirdi. Saat
altı buçuk gibi gelen bu rahatsızlıkta Atatürk'ün midesi bulanmış ve
kusmaya çalışmıştı. Komada kaldığı sürece aralıklarla "aman dil.. aman
dil.." diye sayıklıyordu...
Sürekli istifra etmeye çalışan Atatürk, bu
sırada Hasan Rıza Beye (Soyak) bakarak "Saat kaç?" diye birkaç kez
sormuş, Hasan Rıza Bey her soruşunda "Saat 7 efendimiz" diyerek cevap
vermişti.
Bu sırada kendisine haber verilen Neşet
Ömer Bey de gelmişti. Abravaya ile Atatürk'e gereken tedavileri
yapıyorlar ve bazı önlemler alıyorlardı. Neşet Ömer Bey bir ara
"Dilinizi göreyim efendim." diye seslendi. Atatürk dilini yarıya kadar
dışarı çıkardı. Neşet Ömer Bey "Biraz daha uzatınız efendim." diye
seslenince, Atatürk, Neşet Ömer Bey'e bakarak ;
"Vealeykümesselam" diyerek gözlerini
kapattı. Atatürk son kez komaya girmişti. .
Son 5 dakikasına
gözleri kapalı girdi... Göğsü inip çıkıyordu... Nefes almak için elinden
geleni yapıyordu ama ne çare... 'Artık vakti geldi' dedi doktor...Ve saat
09:05'te hayata gözlerini yumdu...
O büyük deha...
Ve son olarak
kayıtlara şu geçti:
Saat 09:05. Vefat
etmişlerdir...
Olayın ardından
Atatürkün başyaveri Salih Bozok ölümünün hemen ardından ''Aman Yarabbi,
aman Yarabbi... koskoca imparartorluğu yıkan adam gözlerimin önünde
ölüyor..'' dedi... Bak dedi... koca bir tarih göçüyor dedi Ata'nın
arkadaşı... Ve delirmişcesine alt katta boş bulunan odaya giren Yaver,
eline aldığı tabancasıyla kalp boşluğuna ateş etti... Sesi duyanlar o
odaya gittiklerinde onu kanlar içinde buldular... O devrilmişti...
|